Doğumdan sonra işe dönüş nasıl olacak?

NASILMI

Doğumdan sonra işe dönüş nasıl olacak?

Bir anne ve çalışan kadın olarak kendinize yeni bir yol çizerken en iyi öğretmenleriniz diğer çalışan kadınlar olacak ve onlar da muhtemelen size şöyle diyecekler: “İyi bir bakıcı bulduysan onu kaçırmamak için ne gerekiyorsa yap, çünkü o gerçekten çok, çok değerli…” Çocuğunuzun onu seven, koruyan, ihtiyaçlarını karşılayan iyi biri ile birlikte olduğunu bilmek içinizi rahatlatacaktır.

Ancak, bebeğinizin, bulmak için çok çaba sarf ettiğiniz bu sıcak, sevecen insanla yakınlığı konusunda biraz huzursuzluk veya üzüntü hissetmeniz de son derece doğal. Gene de, çalışan annelergeride bıraktıkları bir yıla baktıklarında genellikle başka bir insanla birlikte olmanın bebek için olumlu bir durum olduğunu hissederler. Sonuç olarak bebeğinizin hayatına onu seven, koruyan ve görmekten mutluluk duyduğu başka bir insan daha kattınız. Ve unutmayın bebekler anne-babalarının kim olduğunu yine de bilir ve onlara düşkünlükleri devam eder. İşe dönüşünüzde yaşayacağınız geçiş sürecini kolaylaştıracak bazı değerli ipuçları:

Bakıcının, siz işe başlamadan en az bir hafta önce işe başlamasını sağlayın.

İlk gün bakıcı ile birlikte bir saat geçirin ve sonraki günlerde bu süreyi yavaş yavaş artırın. Böylece hem bebeğiniz bu yeni insana alışır, hem siz onun bebeğinize nasıl baktığını görürsünüz, hem de her ikiniz de yeni düzene daha rahat uyum sağlarsınız.

İlk haftanızda işe Çarşamba, Perşembe ya da Cuma günü başlayın.

Böylece ilk çalışma haftanızın kısa olması hem sizin hem de bebeğin işini kolaylaştıracaktır. Tabii mümkünse ilk birkaç hafta part-time (örneğin haftada 3 gün) çalışmanız veya çıkış saatinizin daha erken olması (örneğin 15.00) bu geçiş dönemini daha rahat atlatmanızı sağlayacaktır.

İşe başladıktan sonra da bebeğinizi emzirmeye devam edin.

Gün içinde işyerinde sütünüzü pompayla çekmek, bebeğinizle ayrı yerlerde olsanız bile bağlantı içinde olduğunuzu hissettir.

Hayatınızın diğer büyük bölümüne, yani işinize dönüşünüz konusunda bazı endişeler duymanız ­çok doğal. İşe başladıktan sonra, herkesin bebeğin resimlerine bakmayı ve bebek hakkında konuşmayı istediği bir balayı dönemi olur genellikle. Ama bu dönem de biter ve sizin de artık “normale” döndüğünüz varsayılır.

İşe başlamadan önce iş sorumluluklarınız ve çalışma takviminiz konusunda patronunuzla görüşmeniz yararlı olabilir. Ayrıca çalışma ve aile hayatını birlikte götüren başka kadınların öykülerini dinlemek de size yardımcı olacaktır. Kesinlikle çalışan bir anneyi en iyi anlayacak kişiler çalışan diğer annelerdir ve onların size moral ve fikir vermek için söyleyecekleri pek çok şey olacaktır. Konuştuğunuz kişiler içinden tek, mükemmel bir model bulmaya çalışmak yerine kendinize uygun birçok fikir ve öneriyi değerlendirmeye çalışın.

İş arkadaşlarınızdan bazıları sizi destekleyecek ve yardımcı olacaktır.

Bazıları ise duyarsız davranabilecektir. Bunlara karşı da hazırlıklı olmalı ve herkesten aynı anlayış ve dostluğu beklememelisiniz. Yine de iş ortamınız genel olarak dostane bir ortam değilse, sizi çok fazla geriyor ve mutsuz ediyorsa, başka bir iş arama olasılığını da gözden geçirmeniz gerekebilir.

İşe başladıktan sonra işten eve dönüşleri de kolaylaştıracak yollar bulun.

Günün sonunda bebeğinize kavuşmadan önce beş-on dakikayı kendinize ayırmaya çalışın. Bir an önce bebeğinize kavuşmak istiyor olabilirsiniz, ancak aynı zamanda da aç ve yorgun olacaksınız. Akşam yemeklerini hızlı ve çabuk şekilde halletmenizi sağlayacak yöntemlere odaklanın. Eşiniz varsa, bebekle ilgilenme ve yemek hazırlama işlerini dönüşümlü olarak yapmaya çalışın.

Dengeyi bulmak

Evde ve işte talepler ve kaynaklarınız arasında bir denge kurmalısınız. Zamanınıza yönelik talepleri ve bunları karşılamanızı sağlayacak kaynakları (eşiniz, aileniz, arkadaşlarınız ve para) gözden geçirin. Hangi işleri başkasına devredebilirsiniz? Hangi işleri erteleyebilirsiniz. Annenizin yaptığı gibi (ya da belki de sizin eskiden yaptığınız gibi) her zaman herşeyi siz halletmek zorunda değilsiniz.

Sadece çatışmalara değil, iyi şeylere de odaklanın. Evet, çalışan kadınların yaşadığı stres konusunda pek çok okudunuz, duydunuz. Ancak nadir de olsa şöyle söyleyen kadınlar da var: “Çocuk sahibi olmadan önce iş hayatında pek sabırlı davranamazdım. Çocuklarım bana sabırlı olmayı öğretti.” Ayrıca iş hayatında öğrendikleri müzakere becerilerinin evde de işine yaradığını söyleyen kadınlar da var.

Eğlenceli ara melodiler

Bu kadar yük karşısında elinizden geldiğinde organize olmaya çalışmanız doğal. Ancak her saniyeyi kontrol etmeye çalışmanız da, örneğin bebeğinizi giydirirken ayaklarını keşfetmesi gibi beklenmedik mutlulukları kaçırmanıza neden olabilir. Tüm bunları kesintiler ya da gecikmeler değil, eğlenceli ara melodiler olarak görmeye çalışın.

Bebeğinizle birlikteyken tümüyle kendinizi verin, kafanız yapmanız gereken diğer şeylerle meşgul olmasın. Bebeğinizi kucağınızda sallamanın, ona şarkı söylemenin, banyo yaptırmanın keyfini çıkarın. Ancak bebeği biraz erken yatırın ki, size de eşinizle birlikte geçirecek ya da kendinize ayıracak zaman kalsın.

Zorlandığınız zamanlarda boş zaman, eşler ve bebeğin ihtiyaçları konusunda çalışan annelerle çalışmayan annelerin şaşırtıcı biçimde aynı şeyleri hissettiklerini unutmayın. Bir annenin söylediği gibi: “İlk zamanlarda yaşadığım güçlüklerin tümünün sadece benim çalışıyor olmamdan kaynaklanmadığını ancak şimdi, bebek büyüdükten sonra anladım.”

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Shopping Cart
× WhatsApp İle Sipariş